gün aydın! *-*

her güne yeniden başlamak mümkünken, geçmiş zaman içinde biriktirdiklerimizi kendimize yük etmekten yorulmadık mı dersiniz? yorulduk, hem de nasıl!

diyelim ki hayat öğretir ve öğrendiklerimiz içeride birikir; hayatta(n) öğrendiklerimize şükranla minnet duyabilecekken, durmadan şikayet ediyoruz ne yazık ki. bir de üstüne, böyle yaparak kendimizi koruduğumuzu ya da geliştirdiğimizi düşünüyoruz.

kendimizi korumak için bildiklerimize tutunuyoruz, iyi ama yeni gelenleri nereye koyacağız o zaman? bütün kaplar doluyken…

her yeni güne boş bir kap olarak uyanıp o günkü nasibimize heyecanla uzanabilme imkanını unuttuk. ondan bu halimiz.

dolu kaplar önümüze dikildikçe kabımızdan taşmak istiyoruz. olmuyor, yoruluyoruz. yaşadıkça yaşlanmamız bundan sebep. her güne yenilenmiş bir halde değil, eskici dükkanı gibi uyandığımızdan. günü geçmiş, ama içimizde tuttukça kendilerine tutunduğumuz bir sürü yükle…

uyandığımız her günde bir yere, daha iyi bir yere varma telaşına kapılıp bizi peşlerinden sürükleyen yanlarımızı görsek… bunun içimize sevinç, neşe, huzur yerine stres, kaygı ve memnuniyetsizlik ektiğini bilsek…

yaptıklarımızın, başardıklarımızın bizi baştan yaratmasını hayal edeceğimize her an zaten yeniden yaratıldığımızı fark etsek…

o zaman, uyandığımız her güne değer. o zaman dilimizdeki “gün aydın!” gerçek anlamını bulur ve göz içlerimizdeki ışıltıdan okunur bu. *-*

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s