tadına bak!

bugün Ramazan ayının ilk günü. yemeden içmeden ve iliştiklerimizden kesilip güneş’in seyriyle yol almayı içeren oruç hediyeli. “tadına bak” oynardık eskiden, bilir misiniz bu oyunu? biri gözünü kapatır, arkadaşı da onun ağzına bir yiyecek koyar, bilmeden tattığı yiyecek hem sürpriz olur kişiye; hem de ne olduğunu tahmin etmeye çalışır: tanıdı mı, tanımadı mı? tatma duyusunu bazen muzipçe tetikleyen bir oyun bu. hem dilimize değen tatlarla daha yakından tanıştıran hem de birbirini besleyen ellerle keyiflendiren. gündelik hayattaki tat alma deneyimlerimize ne kadar da benziyor! oruç ise, en çok ağız tadımızı sorgulatan bir süreç. gözün kapalı yediklerine bir de gözünü açıp bakıyorsun, tadını tam tefrik edemediklerine uzaktan bakıyorsun.

8309ebf591.jpg

her ne kadar “kulak, göz, gönül de oruç tutmalı” ise de, gönüllerimizin misafiri Ramazan teşrif edince ilk önce “yememek & içmemek” geliyor gündeme. gelin, oradan bakalım önce. bir süre yemedikten sonra 2 şey oluyor: 1) yemeden de yaşayabildiğini anlıyorsun. üstelik, hafiflediğini ve yemeye sarf ettiğin düşünme, hazırlık, oturup yemek, sindirim… gibi vakitleri başka şeylere ayırabildiğini. dikkatle bakarsan enerjinin de azalmadığını, bilakis arttığını… 2) yeyip içtiğin onca şeyin senin için ne anlama geldiğini tecrübe ediyorsun. suya mesela, ya da “şunsuz duramam” dediğin bir alışkanlığın varsa, sigaradan çaya/kahveye; şekerden ekmeğe kadar… her neye düşkünsen, onunla ilişkini bir gözden geçirme şansın oluyor. onlarsız yapamıyorsan, dilinin üstünde yer almadıklarında öfkeleniyor, baş ağrısı çekiyor, yoksunluk belirtileri gösteriyorsan; acaba sen mi onları kullanıyorsun yoksa onlar mı seni kullanıyorlar? ikilem belirginleşiyor.

yemek ya da yememek… işte, bütün mesele bu bazen. olmak ya da olmamanın belirleyicisi kendimize mal ettiklerimizse eğer, işin ucu tam da buraya gelip dayanıyor. hangi tatlara duyarlı, hangilerine bağımlı olduğumuzu tespit edebilmek, kendimizi onlardan bir müddet uzak tutmakla mümkün. “ben bağımlı değilim” cümlesini, söz konusu nesneden uzak kaldığında, kalabildiğinde söyleyebilmek ölçü. onunla içli dışlıyken değil…

tatlı yemeden duramıyor musunuz mesela? kan şekeriniz mi düşüyor hemen? vücudunuzun ‘normal şartlar altında’ hiç de ihtiyaç duymadığı bir maddeyi “ihtiyaç” sınıfına koymuşsunuz, şimdi de “onsuz olmaz” diyorsunuz. eğer bir şeyden hemen ve maksimum keyfi, hazzı, enerjiyi, tatmini… almak tam size göreyse, belki de tatlıyla ilişkinize bir de bu açıdan bakmakta fayda var. ne dersiniz?.. hayatta bir şeyler ters gittiğinde ya da sadece otomatiğe bağlayıp artık tat vermez olduğunda “daha fazla uyaran” almak bunu çözecek mi? çözer diyorsanız, sigaraya yahut kafeine abanıp bünyenize aşırı yüklendiğinizi onlardan uzak kaldığınızda derbeder olmanızdan bilirsiniz, öyle değil mi?..

bu uzaklık deneyimleri mahrumluk değil şükürlük. çünkü hiç olmazsa bir kere, hem içinden hem dışından baktınız meseleye. belki de neyi isteyip istemediğinize ve bunu içinizde kimin isteyip kimin de istemediğine dair üçüncü bir gözü tecrübe ettiniz. en azından, ramazan der ki: “buyurunuz, ediniz.” niyetimiz daha da tutunmak değil azat olmaksa, neden olmasın? olmadığında üzüldüğün ne varsa, işte onun orucudur tuttuğun. dil kelimesinin bir anlamı da “gönül”, ne tevafuk! gönlün hangi tada aşina, hangisine müptela ise; dilin de ondan beslenip seni onunla beslemek isteyecek. alıp alamadığın hiçbir tat dilden bağımsız değil. temas kurduğun hiçbir nesne de ona yönelen özneden bağımsız değil.

şimdilik bu kadar 🙂 daha nice tada bir de dışından bakıp, onun ötesindeki anlamı arayacağımız 1 ay var önümüzde. iyi ki var. sen de sevindin mi sahi? maddeyi manaya gölge etmekten alıkoyan Ramazan, dilimizi gönlümüzle bir kılmaya geldi.

hoş geldi,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s