hoş geldin’den hoşça kal’a…

önce duyar, görür, tanışırız; sonra günden güne daha yakından tanırız birilerini. birlikte seyredilen bir manzara, birlikte kurulan cümleler, beraber atılan adımlar yakınlık emaresi oluverir. tanıştığımıza memnunsak her ikimiz de, memnuniyetimizi karşılıklı onaylar, hayatımızda birbirimize yer açarız. ilişkinin yoğunluğu her zaman artarak devam etmese de sevdiklerimizi yakınımızda isteriz. onlarla güçlü, anlamlı, değerli hisseder içimizde birileri.

sürekli değişen bir zeminde sabitlik aramak beyhude… hem insanlar hem de içimizdekiler andan ana, durumdan duruma değişirken bunca, bazen bir mekan ayırır iki kişiyi, bazen zaman; bazense öncelikler yer değiştirir hayatta. olan, bitene dönüşür o zaman. iki kişinin aynı zeminde buluşabilmesidir, ilişkiyi ilişki yapan. yolların yan yana yürünmesi, hayatın güzelliklerinden bir güzellik. o gün orada onunla mutluyken bu ihtimali düşünmek istemeyiz, gerek de yoktur buna; fakat günlerden bir gün birimizden birimiz isteyerek veya istemeyerek devreden çıkıverir, hayat bu ya.

bu cümleleri yazarken bir yandan içimi yokluyorum, söz vedalardan bahsetmeye gelsin mi artık, diye. hazır mı önceki kelimeler, bitişlerden söz etmeye? eskiden vedaları sevmezdim, çok iyi hatırlıyorum. bir veda sahnesi içimde bir süre oturur ve “bitsin diye başlamadık ki!” benzeri acıklı cümleler eşliğinde serzenişe dönüşürdü. sanki bir veda yaşanan bütün güzellikleri feshedecek; ayrılmak üzere olduğum kişiyi, özlemekten yorulacağım bir gelecekte kaybedecekmişim gibi…

man_sea_ship_75734_3840x2160

sonra, anladım ki “vedalaşmak” da en az tanışmak, paylaşmak, buluşmak veya kavuşmak kadar  gerçek ve doğal. üstelik adı üzerinde “vedalaşmak”: bir şeyle aramızdaki ilişkiyi yeniden tanımladığımız bir fiil olarak “birliktelik, işteşlik” içeren bir kipte. ayrılmanın hüznü, ayrılığa ve eksilişe odaklanıyor olmamızdan ötürü. bütünleşmek isterken ayrışmak “içimize” sinmiyor. sevdiğimiz, yakınlık kurduğumuz bir şeylerle veya birileriyle süregelen uyumlu bir birliktelik arzu ediyoruz. oyun bitince eve dönmek istememek, oyun arkadaşı ile beraber oyunu da sevmemizden kaynaklanıyor. sonra isyanları oynamak, “böyle bitmesin, eksilmeyelim” telaşı…

zaman, mekan ve imkanın kısıtlı olduğu dünya düzleminde yeni başlangıçlar ne kadar olağansa bazı şeylerin kendine artık akışın içinde yer bulamaması da aynen öyle. sadece kalbe sığabilecek şeyler zamanın veya mekanın ötesinde. oysa biz duygularımızı maddi göstergelerle teyit etmeye çalışıyoruz. sonra da olmayacak şeyler istiyoruz, “ya hep ya hiç” kabilinden. olanlar olur ve biz de akışla beraber seyir halindeyizdir; direnecek, kızacak, gücenecek, küsecek veya korkacak bir şey yoktur esasında, yine de bir süre böyle hissederiz. çünkü olasılıklar kurgulamış, “böyle olmayabilirdi” cümlesinin altına temennilerimizin imzasını atmışızdır.

bunu fark ve kabul ettiğimizde bütün kalbimizle müsterih olabiliriz. “hoşça kal” harika bir dilektir ya da “güle güle git; yolun açık olsun…” diyerek uğurlamak bir gideni. geleni ağırlamak, gideni uğurlamak: her ikisi de hoştur. her biri “hoşça” gelir ve gider. insan olan yolcu değil midir? karşılaştıklarımız ise nasiplerden birer nasip, görüp göreceklerimizden birer kuple güzellik…

birbirimizi tanımak ve ağırlamak, sonra yine aynı memnuniyetle uğurlamak insanlık alâmeti. kalıba yansıyan fakat ondan ibaret olmayan bütün hikayeleri kalpte dinlendirir insan. akışa direnip vedalardan kaçınansa, insanın kendisi değil; hoşnutlukla uğurlayamadığı her şeyle/herkesle arasına gerilen perde.

hoş gelenlerimiz hep hoş kalsın içimizde,

 

audrey_hepburn_wave_goodbye_by_anndormer1-d5v3vwv

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s