mevsimlerden kış; iki iç bir dış

en son 13 eylül’de yazmışım buraya. epey olmuş. o vakitten beri kaç defter tuttum, kaç denizde yüzdüm ve nice su yuttum aslında; fakat bazen sadece kendimize yazıyor, kendi kendimizi okuyoruz. içimizden içimizden… şimdiyse mevsim değişti : ) kış daha sesli, daha dışa dönük, kendini iyiden iyiye hissettiren bir zaman dilimi. tâ yazdan hazırlığı yapılan, üşüttü mü kat…

re-turn: dön!

hareket, bereket, coşku, sükun… hepsine merhaba! – – durup düşünmek iyidir, evet. uzun uzun düşünürsün, günlerce öyle durur ve baktığı yerde görünenden ötesini arayan bakışlarınla yolculuk edersin. yolculuk: hem yakınlık isteğinin hem de uzaklığın alameti. önce alır, biriktirir ve uzaklaşırsın, düşüne düşüne durumu fark edersin. sonra iç sesine kulak verir; verir, hafifler ve yaklaşırsın. geldiğin…

atmaca tutmaca

nefesini tutamazsın zamanı da. gitmeye karar veren birini tutamazsın bazen gözünün yaşını, bazen gülmeni olur a. … sözünü tutabilirsin. dilini tutabilirsin kayıt tutabilirsin defter tutabilirsin, not da… . çöpleri atabilirsin, fazlalıkları… atamayabilirsin de. topu atabilirsin; kaleye ya da taca. topu tutabilirsin: i-stop! kafadan atabilirsin, bazen. … ne kişiler ne de olaylar sabit. değişmeden durabilir misin?…

tadına bak!

bugün Ramazan ayının ilk günü. yemeden içmeden ve iliştiklerimizden kesilip güneş’in seyriyle yol almayı içeren oruç hediyeli. “tadına bak” oynardık eskiden, bilir misiniz bu oyunu? biri gözünü kapatır, arkadaşı da onun ağzına bir yiyecek koyar, bilmeden tattığı yiyecek hem sürpriz olur kişiye; hem de ne olduğunu tahmin etmeye çalışır: tanıdı mı, tanımadı mı? tatma duyusunu bazen…

hayatın ritmi ve es’intiler…

bir akşam üzeri çayınızı/kahvenizi alıp sadece sessizliği dinlemek günün sonuna en yakışan es. gün güneş’le vedalaşmaktayken, balkondaki serinlik bu havada biraz üşütse bile bir o kadar da iyi gelir çünkü hayatta olduğunuzu üşümenizden bilirsiniz. doğayla senkronize olmayabilen tek varlık, insan. fakat müsterih olunuz: gel zaman, git zaman es geçmek yerine es vermeyi hatırladığında kendine uyanan…

insan psikolojisinde negatiflik nerede durur? yakalarsak ne yapalım?

insan psikolojisinde negatifliğin kökleri yoktur, fakat potansiyeli vardır. ~ hayat sürecinde çeşitli etkileşimlerle tetiklenip ortaya çıkar negatiflik. eğer ortaya çıkan bu durumla ilgilenip kendinizi negatiflikten arındırmazsanız, bir tarlayı kaplayan yabani otlar gibi bütün psikolojik zemininizi kuşatırlar. negatiflikle (içinizdeki olumsuz duygu-düşüncelerle veya ortaya koyduğunuz size veya başkalarına rahatsızlık veren davranışlarla) baş etmek sanıldığı kadar zor değildir,…

iletişim sanat, ilişki düet

insanlar birbirleriyle iletişim kurarken kendi kişisel deneyim, bilgi ve algılarına dayanıyor her zaman. doğal olarak bu böyle, değil mi? peki ya algıladığımız gerçeklik muhatabımızın kastıyla örtüşmüyorsa, o zaman ne olacak?ilişkilerde yaşanan problemlerin neredeyse tamamı bu anlayış ve yorumlama farkından ileri geliyor. diyelim ki kendinizi çok iyi anlattığınıza inandığınız ve anlaşıldığınıza emin olduğunuz biri, onu hayatınızda istemediğinizi düşündü. gerçeğin bu…

gün aydın! *-*

her güne yeniden başlamak mümkünken, geçmiş zaman içinde biriktirdiklerimizi kendimize yük etmekten yorulmadık mı dersiniz? yorulduk, hem de nasıl! diyelim ki hayat öğretir ve öğrendiklerimiz içeride birikir; hayatta(n) öğrendiklerimize şükranla minnet duyabilecekken, durmadan şikayet ediyoruz ne yazık ki. bir de üstüne, böyle yaparak kendimizi koruduğumuzu ya da geliştirdiğimizi düşünüyoruz. kendimizi korumak için bildiklerimize tutunuyoruz, iyi…

orucun psikanalizi

malum, içinde bulunduğumuz vakit dilimi ramazan. müslüman olsun olmasın herkesin böyle bir ayın varlığından, bu süre zarfında oruç tutulduğundan haberi, orucun belli bir süre için bazı şeyleri yememek şeklinde gerçekleşen bir ibadet olduğuna dair malumatı vardır sanıyorum. en azından bu yazıyı okuyanların… teologların, antropologların, sosyologların oruç üzerinde çokça durduğu; meselenin dinî, ritüelistik, toplumsal, sosyal, biyolojik, tıbbî…

bir tutam dinlence…

gözünüz, gönlünüz ve kulaklarınız aynı anda sükûnete erebilir eğer dinlerseniz. dokunmak mümkün içinizdeki kelebeklere, hele bir uzansanız. arkanıza yaslanıp kendinize bir tutam vakit ayırmak üzere, telaşsız… içeri buyrun: Estas Tonné – The Song of the Butterfly bir yudum alın ve yola koyulun.  ∼ sadece ses değil. ses ve nefes. iç duyuş. her bir tınının içimizde dokunduğu…